Doğada besin zincirinin tepesinde kim vardır? Sanırım bu soruya çoğumuzun vereceği cevap insandır. Hem bitkisel, hem de hayvansal tüm besinlerle beslenmesini bilen ancak bu esnada diğer avcılara yem olmayan insan, homo sapiens sapiens.
Son KanKa ağ günlüğü
Besin Zincirinin Tepesi

Search Engine Optimization - Arama Motoru İyileştirmesi

Şu aralar yoğun şekilde "Arama Motoru İyileştirmesi" konusuna yönelmiş durumdayım. Oldukça eğlenceli olan bu konunun beni en çok etkileyen yanı ise, bilişim dünyasındaki ticaret mantığını ve insanların seçimlerini anlamada çok büyük oranda ufkumu açması.
Youtube İzlemek İçin

Biliyorsunuz uzun bir süredir youtube sitesi yasaklanmış durumda. Bana göre tam bir saçmalıktan ibaret. İşin etik kısmı bir yana, mahkemeyle yasaklanmış olduğu halde youtube sitesini izlemek için yapmanız gereken:
http://www.vtunnel.com isimli siteye girmek ve burada bağlanmak istediğiniz sitenin adresini yazmaktan ibaret. Vtunnel sitesi, filtreleme mekanizmasından geçerek youtube sitesini izlemenizi sağlayan bir çeşit geçit işlevi görmekte.
İyi seyirler :)
Uçurum

Kışın benzinin solması gibi
Uçurumun kenarına
Usuldan usula yaklaştı.
Gözleri
Belirsiz bir bulut
Edasıyla aşağıyı süzüyordu.
Sert kayalıklara
Sarp geçitler
Otağını kurmuştu...
Yaşanamamışların
Ezikliğini duyumsadığı an
Bacaklarında soğuk ter
Gözlerinde sıcak nem
Hissettiği andı...
Buna rağmen benliğini
Ruhunun derinliklerinde
Evrenin doğusuna tanıklık
Etmiş bir doygunluk kaplamıştı...
Tutku

Aramıştı, binlerce yüz binlerce yıl aramıştı; bitmeyen tükenmeyen bir inançla. Anlamı aramıştı, sonsuzluğu kavramak istemişti, solmayan gerçeği soluklamaktı tek tutkusu bunca yıl boyunca.
Varlığa doğduğu an kendisinin de bir farklı olduğunu kavramıştı. Her şeyi herkesten çok daha derin ve özünden algılıyordu. Çevresindekiler kendi sınırlı dünyasında mutluluğu yaşamakla yetinmekteydi, sanki herkes bir çeşit uykudaydı. O ise başka bir boyutta nefes alıp vermekteydi; hep en temel kavramlarla ilgileniyor, en çocuksu soruları soruyor ve cevapları yalnızca kendi içinde arıyordu.
Bilgeliği aracısız olarak Kaynak’tan almasını bilen bu ateşîn varlık, zamanla diğer tüm yaratılmışlara Sonsuz Gerçeğin nefesini ileten bir öğretmen haline geldi, artık azizlerin azizi Azazil’di. Özü ateşti, kor gibi sıcak, od gibi tutku dolu ve yalım gibi tutulmazdı. Bilgisinde özgür iradesi vardı, ışıktan yaratılmış melekler bile ona denk olmazdı.
“Bizi tanımlayan seçimlerimizdir” diye öğütlüyordu derslerinde, kendisi Sonsuzluğun Dinmeyen Sesi. Kimse Tanrı’yı onun kadar iyi bilemezdi, hele asla onun kadar içten sevemezdi. Evrendeki her şey onun bilgeliğiyle anlam kazanmıştı.
Sonsuzluk Teknolojileri Tanıtım Takdimi

Sayın
Rektörüm, Değerli Öğretim Görevlileri, Sevgili Öğrenciler;
Öncelikle incelik göstererek beni bu kongreye bir
konuşmacı olarak davet etme inceliğini gösterdiğiniz için çok teşekkür ederim.
Tüm Türkiye’ye hitap eden böyle bir bilimsel oluşumda yer almak, kuşkusuz benim için hayatım boyunca unutamayacağım
bir onur kaynağı olacaktır.
Ben bu konuşmamda, sizinle 2005 yılında Tekağaç
Yayınevi tarafından yayıma çıkan “Sonsuzluk Teknolojileri” isimli kitabımı ve
bu kitapta yer alan “Yankı Projesi” isimli çalışmamı tanıtmaya çalışacağım.
Sonsuzluk Teknolojileri isimli bu kitapla amacım,
önümüzdeki yüzyıl ve daha sonrasında dünyayı şekillendirecek temel
teknolojilere ait kilit kavramları bütünsel bir yapı içinde ortaya koymak
olmuştur.
Geleceğin dünyasını şekillendirecek en temel
teknolojiler; enerjinin serbestçe elde edilmesi, sınırsız iletişim yeteneği,
karşıt çekim, yapay biyosfer, yapay zekâ, beyin dalgalarıyla bilgisayarlara
arayüz sağlama, ışınlama, zamanda yolculuk ve bir insanı süper insan haline
getirme gibi bugün için fantastik görünen birçok mucize kitabın kapsamı
içerisinde yer almakta. Bu günün teknolojik altyapısıyla bu mucizeleri gerçeğe
dönüştürebilecek kilit kavramların arayışı demek bir anlamda bu.
Elif

Her şey yalnızca bir sabah olmuştu. Kimse ne olduğunu anlamamıştı...
Güzel bir pazar sabahıydı. Saat 11 olduğu halde henüz gelmeyince anne, "hadi kızım yeter artık bu kadar tembellik, kahvaltı hazır" diyerek odasına seslenmişti. Ondan ise bir ses çıkmamıştı. "Herhalde daha uyuyor" diyerek odasının kapısını çaldı ve içeri girdi. Kızı yatağında doğrulmuş ileriye bakıyordu. Sanki kendisini
duymamış gibiydi. Elif hadi kalk, baban kızacak bak şimdi diyerek tepki almak istedi. Garipti, kızı hala hiçbir yanıt vermiyor, yalnızca karşıya bakıyordu.
Şaka mı yapıyordu? "Duvarda ne var kızım, neye bakıyorsun öyle?" diyerek yanına gitti. Ama kızı geldiğinin bile farkında değildi. Birden ürperdi annesi, içini tarif edilmez bir korku kapladı. "Kızım, neyin var?" diyerek endişeli bir sesle yüzüne dokundu, gözlerinin içine baktı. Tepki yoktu. Omuzlarından tutup sallamaya başladı, kızında hiçbir hareket yoktu. Karşı tarafa odaklanmış bakıyordu yalnızca, baktığı yerden gözlerini hiç ayırmadan.